GüncelEtkinliklerDiyabet HaftasıProjelerKongreler
 
Diyabet ve Genetik
Diyabet ve Genetik

Diyabet yani halk arasında bilinen adıyla şeker hastalığı;hiperglisemi (kan şekerinin normal sınırların üzerinde bulunması) ile karakterize görülen hastalıktır.

En sık rastlanan 2 türü insüline bağımlı olan Tip 1 ve insülinden bağımsız görülen Tip 2 diyabettir.Ve her iki türde de hem genetik hem de çevresel faktörler etkindir. Kişinin diyabet hastalığına genetik yatkınlığı ve çevresel etkenler diyabet oluşumunda oldukça etkilidir.

Tüm diyabet türlerinde vücutta ciddi olumsuz etkiler görülür. Anormal glukoz metabolizmasının sonucu kardiyovasküler hastalıklar, diyabetik ayak ülserleri, diyabetik retinopati, diyabetik nefropati gibi komplikasyonlar görülmektedir.

Tip 1 diyabet;diyabet hastalıklarının %10’unu kapsamakla birlikte pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç sonunda çalışamaması ile meydana gelmektedir. Genetik ve çevresel faktörler  Tip 1 diyabet gelişimine katkıda bulunabilir. Tip 1 diyabet; genellikle  ilkokula başlama döneminde ve adolesan çağında daha sık rastlanmakla birlikte, herhangi bir yaşta görülebilir.

2000 yılında dünyada 171 milyon (Dünya nüfusunun %2.8’i) insanda  Tip 2 diyabet hastalığı görülürken;2030 yılında bu rakamın  366 milyona ulaşması beklenmektedir.( Dünya nüfusunun %4.4’ü)

Tip 2 diyabet hastalığının en sık görülen türü olup diyabet hastalarının %90’ında Tip 2 diyabet görülür.Gelişmiş ülkelerde  Tip 2 diyabet en sık 45-64 yaş aralığındaki bireylerde görülür.Tip 2 diyabetin en önemli risk faktörü obezite ve sedanter yaşam olmakla birlikte güçlü bir genetik bileşene sahip olduğu uzun yıllardır bilinmektedir. Genetik olarak Tip 2 diyabet gelişimine yatkın bir bireyin kilo artışı -fiziksel inaktivite durumu mevcut süreçleri olumsuz etkileyerek insülin direncinin artışına ve insülin salgısında göreceli olarak ortaya çıkan azalma Tip 2 diyabetin ortaya çıkışına yol açar.

Tip 1 diyabetin ortaya çıkışının önlemenin yolu olmamakla birlikte tek tedavi seçeneği insülin kullanmak ve yaşam tarzını buna göre uyarlamaktır. Etiyolojisinde, genetik, çevresel ve otoimmun faktörler önemli rol oynamaktadır.Hastalığın önlenmesinde genetik faktörler etkin değildir.Fakat yapılan çalışmalarda birinci derece yakınlarında Tip 1 diyabeti olan kişilerde diyabet hastalığına yakalanma riski daha yüksek bulunmuştur. Çocukluk çağı diyabetinin açık bir genetik geçişi olmadığı bildirilmesine karşın, Tip 1 diyabette görülen bazı genetik belirleyicilerin bazı aile bireylerinde daha sık görüldüğü saptanmıştır.Bu nedenle Tip 1 diyabet olan bireylerin ailelerinde ‘prediyabetik’ bireylerin üzerinde yoğunlaşılması gereklidir ve genetik testlerle birlikte risk altında bulunan Tip 1 diyabetli bireylerin ve ailelerinin hastalığa yakalanmadan önce teşhis edilmesi  umulmaktadır. Ailede Tip 1 diyabetli varsa, genetik test yapılarak Tip 1 diyabet açısından risk olup olmadığı anlaşılabilir.

Sonuç olarak ailesinde diyabet  olan kişiler hastalık için risk taşımaktadır fakat bu genetik etkinlik üzerinde hala araştırmalar yapılmaktadır.Çünkü kalıtımsal geçişler karışık mekanizmalar rol oynar. Ailesinde diyabet öyküsü var ise kişiler sağlıklı beslenmeye önem vermelidir.

 

KAYNAK: www.who.int/genomics/about/Diabetis-fin.pdf - 110k


Kaynak:
Tarih: 13-Şubat-2015, 10:07
Son güncelleme: 13-Şubat-2015
Okunma sayısı: 4166